




Konuşmalar önceki sayfa
22.12.2011 TOBB TİCARET VE SANAYİ ODALARI KONSEY TOPLANTISI, ANKARA
Değerli Konsey Üyeleri;
Ticaret ve Sanayi Odaları Konsey toplantısında aranızda olmaktan büyük mutluluk duyuyor, toplantının başarılı geçmesini diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Konseyin çalışmaları ve zaman zaman sizlerle yaptığımız toplantılarda dünya ve Türkiye ekonomisiyle ilgili istişarelerde bulunmamız bizim için son derece faydalı oluyor.
Türkiye’nin dünya çapında yakaladığı ekonomik başarı; ülke çıkarlarını her şeyin üzerinde tutan politikalarımızın ve sizlerle bu doğrultudaki samimi işbirliğimizin neticesidir.
FRANSA İLE SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI MESELESİ
Öncelikle, siyasetçisinden iş adamına, sivil toplum örgütlerinden üniversite camiasına kadar toplumumuzun tüm kesimlerinin ortak bir tavırla tepki verdiği; “Fransa’nın malum yasa tasarısına” değinmek istiyorum.
Fransız hükümeti, Avrupa’yı derinden etkileyen hatta yönetimleri koltuğundan eden kriz ortamında halkın dikkatini dağıtmak ve seçimlerde bir iç politika malzemesi olarak kullanmak üzere “Sözde Ermeni Soykırımını İnkâr Edenlerin Cezalandırılması” yasa tasarısını gündeme getirmiştir. Tasarı bugün Fransız meclisinde oylanacaktır.
Fransa Parlamentosu’nun alacağı karar ne Ermenilerle ne de Ermenilikle ne de sözde bir soykırımla alakalıdır. Bu karar tamamen düşünce özgürlüğüne darbe vurulması manasını taşımaktadır. Bugün bir insanın bir konuda nasıl düşüneceğini yasaklayan anlayışın yarın neleri yasaklamak isteyeceğini, neler yapabileceğini düşünmek bile insana ürperti vermektedir.
Tarihinde hiç kimseye zulmetmemiş; aksine medeniyetlerin buluşma noktası olmuş, her devirde zulme uğrayanlara kucak açmış bir milletin evladı olarak bu suçlamaları kabul etmemiz mümkün değildir.
Bu suçlamaları yapan devletleri kendi tarihleriyle yüzleşmeye davet ediyoruz.
Tarihi, parlamentolar kendi çıkarlarına göre yorumlayamaz ve politika malzemesi yapamaz. Tarihi yorumlamak tarihçilerin işidir. Bu düşüncemizi her zaman söylüyoruz.
Geçtiğimiz hafta Dışişleri Bakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu ve TOBB Başkanımız Sayın Rıfat Hisarcıklıoğlu ile birlikte Ankara’da Fransız firmalarıyla yaptığımız toplantıda, hassasiyetimizi kendilerine anlattık.
Kendilerine, yasanın çıkması durumunda Türkiye ve Fransa arasında başta siyaset olmak üzere bütün alanlarda sıkıntı yaşanacağı ve iki ülke arasında ekonomik ilişkilerin sekteye uğrayabileceği hususlarında uyarılarda bulunduk.
Bu noktada TOBB’un ve Konsey’inizin hassasiyetini biliyorum.
Daha önce de bu tür durumlarda en büyük destek sizlerden gelmişti.
Bundan sonra da ülkemizin tüm dünyada takdir edilen başarısını ekonomik ve sosyal alanlarda işbirliği, güçbirliği, gönül birliği ile sürdüreceğiz.
DÜNYA ve TÜRKİYE EKONOMİSİ
Değerli Katılımcılar;
Dünya ekonomisi özellikle de Avrupa ekonomisi sıkıntılı bir dönemden geçmektedir.
Birçok iktisatçıya göre “1929 Büyük Buhranın”dan bu yana görülmemiş büyüklükte, ekonomik alanda sıkıntılı bir durum söz konusudur.
Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre; 2010’da dünya ticaret hacmi %14.5 artarken, 2011 yılında bu rakamın % 6.5 olması beklenmektedir.
Dünya ekonomisinin 2011 ve 2012’de ortalama % 4 büyümesi öngörülmektedir.
Bugün Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da çok önemli bir değişim ve dönüşüm süreçleri yaşanmaktadır.
Ortak kültürel, dini ve tarihi unsurları paylaştığımız bölge ülkelerinde meydana gelen sosyal gelişmeleri hükümetimiz, halkımız ve iş dünyamız yakından takip etmektedir.
Türkiye’nin başta Ortadoğu ve Avrupa olmak üzere tüm dünya ülkeleri için ilham kaynağı olan başarıları vardır. Bunlar;
- Gayrisafi yurt içi hâsılasındaki yükseliş,
- Ticaret hacmindeki artış,
- Kamu maliyesinin sağlamlığı,
- İstikrara kavuşmuş vergi politikaları,
- Kalitesi artan kamu harcamaları,
- Bankacılık sisteminin sağlamlığı,
- Artan yurtiçi tasarrufları,
- Üretken yapıyı destekleyen altyapı yatırımları,
- İstihdam oluşturacak biçimde büyüyen ekonomisi,
- Gelişen ve korunan rekabet ortamı,
- Kararlılıkla uygulanan ve güçlenen mali disiplini ve
- Yükselen hayat standartıdır.
- Ülke olarak geçen yıl %9 büyüdük.
- 2011 yılının ilk yarısında yüzde 10,2, üçüncü çeyreğinde ise %8,2 büyüyerek dünyanın en hızlı büyüyen ikinci ekonomisi olduk.
- 2011 yılının ilk dokuz ayındaki %9,6’lık büyüme oranıyla Çin’i de geride bırakarak bu dönem itibariyle dünyanın en hızlı büyüyen ülkesi olduk.
- Satın alma gücü paritesine göre ise milli gelir sıralamasında yaklaşık 1 trilyon dolarlık Gayri Safi Yurt İçi Hasılası ile dünyanın en büyük 16. Avrupa’nın ise 6. büyük ekonomisiyiz.
- Ekonomik alanda yaşanan bu olumlu gelişmeler neticesinde, Merkez Bankasının verilerine göre, sadece 2005-2010 döneminde ülkemize toplamda 90 milyar dolar doğrudan yabancı sermaye girişi olmuştur.
İktidarımız süresince Cumhuriyet tarihinin “Doğrudan Yabancı Yatırım” rekoru kırılmıştır.
- Göreve başladığımız 2002 yılında 87,6 milyar dolar olan dış ticaret hacmimiz bu sürede 3,5 kat artarak 2010’da 300 milyar dolara ulaşmıştır.
- Yine 2002 yılında 36 milyar dolar olan ihracatımız ise yaklaşık 3 kat artarak 2010 yılında 114 milyar dolar olmuştur.
- 2011 Ocak-Eylül döneminde, toplam ihracatımız 100 milyar doları bulmuştur.
- Kişi başına gelir 10 bin doları aşmıştır.
- Türkiye ekonomisinin kaydettiği bu büyüme, istihdam dostu bir büyümedir.
Bu yılın üçüncü çeyreği itibariyle geçen yılın aynı dönemine göre ilave 1 milyon 689 bin kişiye istihdam sağlanmıştır.
- Avrupa ülkelerinde işsizlik oranı hızla artarken, Türkiye’de Eylül ayındaki işsizlik oranı yüzde 8,8 ile son 10 yılın en düşük seviyesine gerilemiştir.
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI
Büyüyen ekonomimizin ihtiyaçları doğrultusunda Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde ticaret ile gümrük işlemlerini birleştirdik.
Böylece haksız rekabetin önlenmesi, maliyetlerin düşürülmesi, ticaretin etik kurallar çerçevesinde yapılması bakımından daha etkin bir işleyişi sağladık.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı yeni yapısıyla; ülkemizi, dünyanın en kolay ve en güvenli ticaret yapılan ülkelerinden biri haline getirme hedefi ile yola çıkmıştır.
Ticaretin kolaylaştırılmasının potansiyel faydaları üzerine yapılmış çalışmalar da bu hedefimizi teyit eder mahiyettedir.
Örneğin, Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın (APEC) 2006 yılında yaptığı bir araştırmaya göre; eşya ticaretine ilişkin işlem maliyetlerindeki %5’lik azalma, Gayri Safi Hasılada %1’lik artış sağlamaktadır.
Ekonomik ve İşbirliği Kalkınma Örgütü OECD ise; eşya ticaretine ilişkin işlem maliyetlerindeki %1’lik bir azalmanın, global ölçekte yıllık yaklaşık 40 milyar dolar kazanç sağlayacağını ifade etmektedir.
Ayrıca, Dünya Bankası ve Uluslararası Finans Kurumu tarafından bu yıl 8’incisi yayımlanan, 183 ülkenin iş ortamı ile ilgili bilgilerin yer aldığı “İş Yapabilirlik 2011” Raporu’nda; bir ülkede ihracat maliyetlerindeki %10’luk azalmanın, ülkenin toplam ihracatında %4,7’lik artış sağlayacağı belirtilmektedir.
Değerli Katılımcılar;
Türkiye için büyük düşünüyor, büyük adımlar atıyoruz.
Bizim hedefimiz; dünyadaki gelişmeleri ve yenilikleri yakından takip etmek asıl önemlisi de, dünyanın takip edeceği sistemleri kurmaktır.
Bu çerçevede; ticaretin kolaylaştırılmasına, gümrük ve ticaret işlemlerinin basitleştirilmesine, kayıt dışılığın azaltılmasına, tüketicinin haklarının ve sağlılığının korunmasına yönelik olarak kısa, orta ve uzun vadede hayata geçirmeyi arzuladığımız projeleri sizlerle paylaşmak istiyorum.
GÜMRÜK VE TİCARET KONSEYİ
Bakanlığımıza, gümrük ve ticaret politikalarının oluşturulması ve uygulanması ile ilgili olarak görüş bildirmek ve bu konularda araştırma ve çalışmalar yapmak üzere danışma organı niteliğinde görev yapacak “Gümrük ve Ticaret Konseyi”ni hayata geçiriyoruz.
Konseyin oluşumu, görevleri, çalışma usul ve esaslarını düzenleyecek yönetmeliği hazırlıyoruz.
Konseyin;
- Uluslararası gelişmeleri ve ülke şartlarını gözeten,
- Katılımcılığa dayanan,
- Uzlaşmayı esas alan,
- Esnek ve hızlı karar alabilen,
- Değişimi ve yenilikleri önceden fark ederek, sonuç odaklı çalışma kültürünü benimseyen,
- Objektif esaslara göre görüş ve önerilerini oluşturan,
- Tüm paydaşlarının güvendiği saygın bir kurum ve danışma organı olmasını hedefliyoruz.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın hizmet sunduğu alanlardaki tüm paydaşlarımız Konsey’de temsil edilecektir.
KÂĞITSIZ GÜMRÜK
Gümrüklerde gerçekleştirdiğimiz yeni düzenlemelerle ithalat ve ihracat işlemlerini kolaylaştırmayı hedefliyoruz.
“Kâğıtsız beyan”ile gümrüklerde iş yapma şeklini tamamen değiştiriyoruz.
- Kâğıtsız Beyan; Gümrük idaresince güvenilirliği onaylanmış firmaların, gümrük beyannamesini elektronik ortamda gümrüğe sunulmasıdır.
Beyannameye eklenmesi gereken belgeler, sonradan kontrol edilmek üzere firmalar tarafından muhafaza edilecektir.
- Bu proje ile eşzamanlı olarak, beyannameye eklenen belgelerinin sadeleştirilmesine yönelik de bir çalışma yürütüyoruz.
Yaptığımız incelemelerde gümrük işlemlerinde 330 farklı türde belge arandığını gördük. Belirtmeliyim ki; Burada söz konusu olan “belge türü”dür. Belgelerin tamamı aynı anda aranmamaktadır.
Bu belgelerin yalnızca %6’sı, yani yaklaşık 20’si Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile ilgilidir.
Geriye kalan 309 belgeyi ise diğer kamu kurum ve kuruluşları talep etmektedir.
Belge türlerinde yapacağımız azaltma ile; gümrük idarelerinde muayene işlemlerinin ve belge kontrollerinin hızlandırılmasını da sağlamış olacağız.
Bu ise doğrudan ithalat ve ihracatta işlem sürelerinin kısalması demektir.
- Böylece; dış ticaret erbabının gümrük idarelerinde sadece evrak takibi amacıyla görevlendirdikleri aracılara da ihtiyaç kalmayacaktır.
“Dünya Bankası ve Uluslararası Finans Kurumu, az önce bahsettiğim İş Yapabilirlik 2011 Raporu’nda, Bakanlığımızın “kâğıtsız gümrük” projesine yer vermiştir.
Raporda; “bu projenin ticaret erbabına hız kazandırmasının yanı sıra aylık firma başına ortalama 400 dolar maliyet düşüşü sağladığı” ifade edilmiştir.
Ülkemizde yaklaşık 100 bin dış ticaret yapan firma olduğunu dikkate alırsak bu alanda yaklaşık 8 milyon Liralık bir tasarruf olduğunu görüyoruz.
TEK PENCERE
Bakanlığımızın “kâğıtsız beyandan” sonraki hedefi, gümrük beyannamesine eklenen belgeleri tamamen kaldırmaktır.
Böylece gümrük işlemlerini kâğıtsız ve insansız bir ortamda uygulanır hale getiren "tek pencere" uygulamasına geçeceğiz.
Bu uygulamalarla; ticaret erbabımızın izinlerle, uygunluk belgeleriyle kaybettiği zamanı minimuma indireceğiz ve maliyetleri azaltacağız.
Tüm kurumlar, gümrük işlemleri sırasında istenen belgeleri doğrudan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın sistemine elektronik ortamda gönderecektir.
Peki, tek pencere uygulaması dış ticaret erbabımıza ne kazandıracak?
Bir örnekle izah etmek gerekirse; ülkemizde 2010 yılında, bir ihracat işlemi için harcanan toplam süre ortalama 14 gün olarak gösterilmektedir.
Ancak, Bakanlığımızda Gümrük Veri Ambarı Sistemi’nde (GÜVAS) tutulan verilerimize göre; 14 gün süren bir ihracat işleminin sadece 6 saati gümrük işlemlerinde harcanmaktadır.
Benzer şekilde, ithalat işlemlerinin ortalama tamamlanma süresi de 15 gün olarak gösterilmektedir.
Bu sürenin de yine sadece 30 saati gümrük işlemleri için harcanmıştır.
Kalan sürelerin ise; gerekli belgelerin ve izinlerin diğer ilgili kurumlardan alınması, eşyanın tahlile tâbi tutulması gibi birtakım formalitelerin tamamlanması için harcandığı anlaşılmaktadır.
Singapur, İsveç, İngiltere gibi ülkelerde ithalat ve ihracat işlemlerinin tamamlanma sürelerine baktığımızda, bu sürelerin ülkemizdekinin yarısı, hatta üçte biri kadar olduğunu görüyoruz.
Bunun için bu ülkelerin belirlediği standartları yakalamak ve bunları aşmak durumundayız.
Gümrükler; ülkenin teşebbüs gücünü, rekabetini arttıran yerlerdir.
Herhangi bir hizmetimiz “dünyanın en iyisi” standardına yakın veya denk değilse, biz rekabetten vazgeçiyoruz demektir.
Biz de bu noktadan hareketle; Dünyanın en iyi, en güvenli ve en hızlı gümrük idarelerini oluşturarak, müteşebbislerimizin rekabet gücünü arttırmayı hedefliyoruz.
ORTAK TRANSİT
İhracat ve ithalatla uğraşan işadamlarımız için önemli bir başka gelişme de Ortak Transit Yönetmeliği’nin yürürlüğe girmesidir.
“Ortak Transit” sistemine ilişkin hukuki çerçeveyi oluşturduk.
- Avrupa Birliği'ne yönelik taşımalarda, belge maliyeti olmaksızın ve alternatiflerine göre daha düşük maliyetle teminat kullanarak transit işlemleri yapılacaktır.
- Ortak transit rejiminde nakliyecimiz, gerek Türk gümrük idarelerinde gerekse AB gümrük geçişlerinde daha az işlemle karşılaşılacaktır.
- Ayrıca nakliyecilerimiz elektronik beyanı her aşamasında izleyip, taşıma sürecini takip edebilecektir.
GÜMRÜK ANTREPOLARI LOJİSTİK ÜS OLUYOR
Gümrük Antrepolarının Perakende Sektörüne Hizmet Veren Lojistik Dağıtım Merkezlerine Dönüşümü”nü sağladık.
- Antrepo rejimi ile; eşyanın gerek antrepoda gerekse antrepo dışında, firma sahibinin fabrika sahası veya paketleme ünitesinde, paketleme ve birleştirme gibi işlemlere tabi tutulmasına imkan sağladık.
- Ayrıca, serbest dolaşımda bulunmayan eşya ile paketlenmesini mümkün hale getirdik.
- Bu itibarla, perakende sektöründe yer alan firmalarımız yurt dışından getirilen eşyanın ithalatını yapmaksızın, milli eşya ile birleştirerek kendi paketleme ünitesinden doğrudan transit ticarete konu edebilmekte, A.TR dolaşım belgesi düzenleyerek Avrupa Birliği ülkelerine gönderebilmektedir.
- Bu çalışmayla; ihracatçılarımızın mümkün olan en az maliyet, işlem ve sürede ürünlerini pazara sunuma hazır hale getirmelerini sağlayarak, firmalarımızın rekabet gücünü artırmayı hedeflemekteyiz.
- Türkiye genelinde 560 genel ve 624 özel antrepo olmak üzere toplam 1184 antrepo bulunmaktadır.
YERİNDE GÜMRÜKLEME
Yerinde gümrükleme; eşyanın gümrük sahasına gelmeden, işlemlerin doğrudan dış ticaret erbabının kendi depolarında veya antrepolarında yapılmasını sağlayan bir gümrükleme usulüdür.
- Bu uygulama ile eşyanın gümrük sahasında muayene ve kontrol işlemi için tutulması, burada boşaltılması ve yüklenmesi gibi işlemleri ortadan kaldırıyoruz.
- Gümrük idaresinin eşyayı kontrol etmek istemesi halinde ise, kuracağımız mobil gümrük ekipleri bu kontrolleri ticaret erbabımıza ait tesislere giderek gerçekleştirecektir.
- Bu uygulamanın dış ticaret erbabımıza sağlayacağı en önemli kolaylıklardan biri de, eşyanın 7 gün 24 saat ihraç edilme imkânını sağlamasıdır.
- Bunun için gümrük idaresine Beyanname vermek yerine elektronik ortamda basit bir bildirimde bulunulması yeterli olacaktır.
- Yine, bu uygulama kapsamında, dış ticaret erbabımız bir ay içerisinde gerçekleştirdiği tüm işlemlere ilişkin olarak, ayda bir kez gümrük beyannamesi verecek ve gümrük vergilerini de ayda bir kez toplu olarak ödeyecektir.
Böylece ticaret erbabına önemli bir finansman kolaylığı sağlamış olacağız.
Gümrüklerde müşteri odaklı hizmetin bir yansıması olan bu proje ile; ticaret erbabının gümrüğe değil, Gümrük idaresinin ticaret erbabına gittiği bir dönemi hep birlikte, kısa bir süre içinde göreceğiz.
YETKİLENDİRİLMİŞ YÜKÜMLÜ UYGULAMASI
Yine gümrüklerdeki iş ve işlem süresini kısaltmak üzere “Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği” uygulamasını başlattık.
- Bu sistemde firmalara; inceleme süreci sonunda özel bir statü ve sahip oldukları güvenilirlik seviyeleri ile paralel olarak birtakım imtiyazlar tanınır.
- Ayrıca, uluslararası anlaşmalarla tesis edilen karşılıklı tanımalar yoluyla, bu firmaların yabancı ülke gümrük idarelerinde de ayrıcalıklı muamele görmeleri sağlanır.
- Sistemin temel mantığı; dış ticaret işlemlerinin “basitleştirilmesi” ile, “güvenliğin artırılması ve kontrol” arasındaki dengenin tesis edilmesi üzerine kuruludur.
Yetkilendirilmiş Yükümlü;
- Gümrük idarelerinin gereklerine uyan,
- Mali yeterliliğe sahip,
- Ticari kayıtları düzgün ve erişilebilir olan,
- Kısacası belirli koşulları taşıması nedeniyle gümrük idarelerince güvenilir olarak kabul edilen ve kendilerine birtakım yetkiler tanınan kişilerdir.
İmalatçı, ihracatçı, taşıyıcı, antrepo işleticisi, gümrük müşaviri, taşıma işleri komisyoncusu gibi bir arz zinciri içerisinde yer alan tüm paydaşlar Yetkilendirilmiş Yükümlü statüsünün kapsamı içindedir ve bu statü için başvuruda bulunabilmektedirler.
YENİ TÜRK TİCARET KANUNU
Diğer taraftan, ticaret erbabımıza, esnaf ve sanatkârlarımıza, kooperatiflerimize ve 74 milyon tüketicimize hizmet etmek üzere; Yeni Türk Ticaret Kanunu’nu oluşturduk.
Meclisimizde mutabakatla kabul edilerek yasalaşan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecektir.
Kanun, ülkemiz ekonomisinin başarılı yükseliş grafiğini ve sürdürülebilir büyümeyi devam ettirmek için ihtiyaç duyulan düzenlemeleri kapsamaktadır.
Getirdiği yenilikler ve düzenlemeler çerçevesinde devrim niteliğinde sayılacak Yeni Ticaret Kanunu ile hedeflerimiz şunlardır;
- Yatırım ve iş yapma ortamını iyileştirmek,
- Şirketlerimizde kurumsal yönetim ilkelerinin benimsenmesi sağlamak,
- Kayıt dışılığı önlemek,
- Şeffaflığın ve hesap verilebilirliği sağlamak,
- Bilgi toplumuna uygun hizmetleri ön plana çıkartmak.
Bu kanun ile şirketler elektronik ortamda 5 dakikada kurulabilecektir.
Tek kişiyle şirket kurulması mümkün olacaktır.
Halen mevzuatımızda bulunmayan Şirketler Topluluğu Hukuku ve Bağımsız Denetim ilk defa düzenlenen alanlar olarak bu kanunda yer almıştır.
MERKEZİ SİCİL KAYIT SİSTEMİ (MERSİS)
Yeni Ticaret Kanunu ile; ticaret ve hizmet sektöründe faaliyet gösteren tüm gerçek ve tüzel kişilere ilişkin verileri birleştirerek Merkezi Kayıt Sicil Sistemi’ni kuruyoruz.
- Bu sistem ile ticari alanda faaliyet gösterecek gerçek ve tüzel kişilerin her birinin bir ticari kimlik numarası olacak.
- Böylece tüm iş, işlem ve faaliyetlerin bu yazılım üzerinden izlenmesi imkânına kavuşacağız.
- Bu sistemdeki verilerin ilgili tüm kuruluşlar tarafından kullanılması mümkün olacaktır.
- Kuracağımız merkezi sistem; Adalet Bakanlığı, TOBB, Türk Standartları Enstitüsü (TSE), Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Rekabet Kurumu, Kamu İhale Kurumu, Hazine Müsteşarlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü gibi 9 kuruluş ile entegre çalışacaktır.
- Mersin’de proje pilot uygulama çalışmalarımız devam etmektedir.
- 2012 yılında tüm ticaret sicil memurluklarının sisteme dâhil edilmesini hedefliyoruz.
Bu yapılanlar, sistemin birinci aşamasını oluşturmaktadır.
İkinci aşamada ise uygulamanın kapsamını genişleteceğiz.
- Esnaf, serbest meslek erbabı, meslek örgütleri, sendikalar, odalar, birlikler ve bunların üst kuruluşları, kamu kurum ve kuruluşları ve apartman yöneticiliği gibi diğer gerçek ve tüzel kişileri de kapsayacak şekilde ülke genelindeki tüm ekonomik birimlerin sisteme dâhil olması ve tek ortak numara ile takip edilmesi sağlanacaktır.
HAL KAYIT SİSTEMİ
Hal kayıt sistemi; tüketiciyi koruyan insan odaklı bakış açımızla, kayıt dışılığı önleme hedefimizi birleştiren bir uygulamadır.
Kamuoyunda hal kanunu olarak bilinen 5957 sayılı “sebze ve meyveler ile yeterli arz ve talep derinliği bulunan diğer malların ticaretinin düzenlenmesi hakkında kanun” 1 Ocak 2012 tarihinde yürürlüğe girecektir.
5957 sayılı kanun ile sebze ve meyve ticaretinde tespit ettiğimiz israf ve kayıt dışılığa çare olacak düzenlemeler getiriyoruz.
Konunun çarpıcılığına dikkatinizi çekme adına bir kaç örnek vermek istiyorum:
- 2010 yılında ülkemizde üretilen sebze ve meyvenin toplam işlem değeri yaklaşık 59 milyar liradır.
- Üretilen sebze ve meyvenin ancak %5’i ihraç edilmekte, kalan %95’lik kısmı ise ülke içinde tüketilmektedir. Bunun da %25 gibi önemli bir bölümü tüketim merkezlerine ulaşmadan zayi olmaktadır, çöpe gitmektedir.
- Yine, iç pazara sürülen sebze ve meyvenin %30’u hallerde işlem görmekte, kalan %70’lik kısmı ise hiçbir kayda girmeksizin pazarlanmaktadır. Kayıt dışında ortaya çıkan rakam 23 milyar lira civarındadır.
Bakanlık olarak yeni uygulamalarla;
- Tüketicinin: kaliteli, güvenilir ve uygun fiyatlı mal talebinin karşılanabilmesini,
- Üreticinin emeğinin karşılığını ürün israf olmadan alabilmesini,
- Rekabetçi yapının sağlanmasını,
- Toptancı halleri ile pazar yerlerinin çağdaş bir altyapıya kavuşturulmasını,
- En önemlisi mevcut kayıt dışılığın önlenmesini amaçlıyoruz.
Bakanlığımız bünyesinde elektronik ortamda kurduğumuz hal kayıt sistemi ile meslek mensuplarını kayıt altına alacak, toptancı halleri arasında ortak bilgi paylaşımını ve iletişimi sağlayacağız.
Sistem sayesinde ticarete konu edilen sebze ve meyvelerin miktar ve fiyatlarına herkes ulaşabilecektir.
- Bu kanunun önemli bir kazanımı da “Ürün Künyeleri”dir.
- Artık sebze ve meyvelerin ambalajlarının üzerinde bulunması zorunlu olan ürün künyeleri sayesinde tüketiciler Hal Kayıt Sistemi’ni kullanarak tükettikleri ürünün nerede ve ne zaman üretildiğini öğrenme imkânına kavuşacaklar.
- Geçtiğimiz hafta yayımlanan Hal Kayıt Sistemi Tebliği ile 1 Ocak 2012 tarihi itibariyle artık tüm sebze ve meyveler için ürün künyesi oluşturulacaktır.
LİSANSLI DEPOCULUK VE ÜRÜN İHTİSAS BORSACILIĞI
Lisanslı Depoculuk ve Ürün İhtisas Borsacılığı; ülkemizde tarım ürünleri ticaretinde yeni bir çığır açacak ve sektörde yıllardan beri yaşanan pek çok sorunu ortadan kaldıracak bir projedir.
Bu sistemle “Ürün Senedi”kavramını getiriyoruz.
- Üreticilerimiz; mahsullerini depolayabilecekleri sağlıklı, güvenli ve sigortalı depo imkânı elde edebilecektir.
- Fiyatların düşük olduğu hasat döneminde ürünlerini elden çıkarmak yerine lisanslı depolara koyarak, karşılığında aldıkları ürün senetlerini teminat olarak gösterip uygun koşullarda kredi kullanabileceklerdir.
- Ürünlerini borsa aracılığıyla pazarlayabilecek ve böylelikle ürünlerini daha kolay ve yüksek fiyata elden çıkarma imkânı elde edecektir.
- Tarıma dayalı ticaret ve sanayi sektöründeki işletmelerimiz; depo inşa etme maliyetinden kurtulacaklar.
- Bugüne kadar 6 lisanslı depo şirketine kuruluş izni verdik.
Lisanslı depo işletmelerince ürünlerin mülkiyetini temsil eden senetler çıkarılacak, ürünlerin ticareti bu senetler vasıtasıyla Ürün İhtisas Borsalarında gerçekleştirilecektir.
Ürün senetlerinin işlem göreceği Ürün İhtisas Borsası’nın kurulması yönünde de çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Ürün İhtisas Borsası’nın uluslararası düzeyde de faaliyet göstermesini, böylece ülkemizin bölgemizdeki tarım ürünleri ticaretinin merkezi durumuna gelmesini hedefliyoruz.
Lisanslı depo işletmelerince çıkarılacak ürün senetlerinin elektronik ortamda düzenlenmesine yönelik çalışmalarımız devam etmektedir.
Bu senetler sayesinde ülkemizin ve hatta dünyanın herhangi bir yerinden elektronik ortamda hızlı ve güvenilir biçimde ürünlerin alım satımı gerçekleştirilecektir.
Bu kapsamda, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda işlem gören hisse senetlerine ilişkin işlemleri elektronik ortamda yürüten merkezi kayıt kuruluşu ile işbirliği içinde hareket ediyoruz.
Değerli Konsey Üyeleri;
Biz bugüne kadar iş dünyasıyla, sivil toplumla, sosyal taraflarla beraberce yakın bir çalışmayla, istişareyle kararlar aldık ve politikalar uyguladık.
Bu yakın diyaloğumuz önümüzdeki dönemde de devam edecektir.
Ticaret ve Sanayi Odaları Konseyi toplantısının ülkemiz ve iş dünyamız için hayırlara vesile olmasını diliyor, katkılarınız için hepinize gönülden teşekkür ediyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.