




Konuşmalar önceki sayfa
20.01.2012 KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE VE AKARYAKIT KAÇAKÇILIĞI İLE MÜCADELEDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR VE HUKUKİ BOYUT ÇALIŞTAYI
Yargı Camiamızın Saygıdeğer Mensupları,
Kolluk Birimlerinin Kıymetli Temsilcileri,
Akaryakıt Kaçakçılığı ile Mücadeleci Kurumlarımızın Mensupları;
Değerli Katılımcılar,
Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Ülkemiz ekonomisinin en çok ihtiyaç duyduğu temel girdilerden biri enerjidir.
Ekonomimizin dünya ortalamasının çok üstünde büyüme rakamları gösterdiği bu dönemde, petrol ve türevlerinin konu olduğu her türlü işlem hacmi de artış göstermektedir.
Devletimizin petrol ve doğalgaz ürünlerinden aldığı özel tüketim vergisi 34 milyar 500 milyon Liradır.
Bu tutarın, toplam vergi gelirlerimiz içerisindeki payı da yaklaşık %14’dür. Bu da devlet gelirleri açısından petrolün önemini açıkça göstermektedir.
2011 yılına ait akaryakıt piyasasına ilişkin ülkemizdeki bazı istatistikî bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum.
2011 yılında 17,6 milyon ton ham petrol, 8 milyon ton motorin, 593 bin ton fueloil, 546 bin ton havacılık yakıtı ve 139 bin ton benzin ithal edilmiştir.
Benzin ihracatı 2,5 milyon ton, fuel-oil ihracatı 2,4 milyon ton, havacılık yakıtı ihracatı ise 2,5 milyon ton olarak gerçekleşmiştir.
Akaryakıt kaçakçılığının sebep olduğu zararları 4 başlık altında özetleyebiliriz:
- Vergi kaçırmak suretiyle devlete ve genel anlamda kamuya zarar vermektedir.
- Piyasaya sunduğu standart dışı, kalitesiz akaryakıt ile tüketiciyi aldatarak araçlara zarar vermektedir.
- Hava kirliliğine neden olmaktadır.
- Yasalara uygun hareket eden firmalar için haksız rekabet ortamı oluşturmaktadır.
AKARYAKIT KAÇAKÇILIĞININ EKONOMİK BOYUTU
2011 yılındaki kaçak akaryakıt yakalamalarının vergi yönünden devlete maliyetine baktığımızda, konunun ne kadar önemli olduğu açıkça ortaya çıkmaktadır.
- 2010 yılında dört kolluk birimi Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından toplam 31 bin 766 ton akaryakıt ele geçirilmiştir.
- 2011 yılında ise akaryakıt kaçakçılığı ile mücadelede yapılan etkin çalışmalar neticesinde yakalama miktarı 37 bin 269 tona yükselmiştir.
Sözü edilen miktarın piyasaya arz edilmesi durumunda, litre üzerinden yapılan hesaplamaya göre kolluk birimlerimizce yaklaşık 91 Milyon Liralık vergi kaybı önlenmiştir.
Akaryakıt kaçakçılığı ile ilgili 2011 yılı faaliyetlerine ilişkin bazı bilgileri de paylaşmak isterim.
- Akaryakıt sektöründe toplamda denetlenen mükellef sayısı 31 bin 48 ve kesilen ceza miktarı da 2 milyon 685 bin Lira olmuştur.
- Ödeme Kaydedici Cihaz denetimleri kapsamında; 9 bin 461 akaryakıt istasyonu ve 33 bin 911 pompa denetlenmiştir.
- Denetimler sonucunda; 30 bin 369 pompanın Ödeme Kaydedici Cihazlara bağlı olduğu, 4 bin 100 pompanın ise bağlı olmadığı tespit edilmiştir. Uygulanan toplam ceza miktarı ise 1 milyon Lira olmuştur.
- Ayrıca, denetlenen 1.488 firmaya, 188 Milyon Lira idari para cezası kesilmiştir.
MEVZUAT DÜZENLEMELERİ
Akaryakıt kaçakçılığı ile mücadelede personelin bilgi ve tecrübesinin arttırılması, altyapı ve teknik imkânların güçlendirilmesi ve mevzuat değişiklikleri önemli rol oynamaktadır.
Yasal düzenlemenin ihtiyaçlara göre ve eksiksiz düzenlenmesi; her türlü kaçakçılık ve akaryakıt kaçakçılığıyla mücadelenin en önemli ayaklarından birini oluşturmaktadır.
Akaryakıt kaçakçılığıyla ilgili olarak yaptığımız düzenlemeler sayesinde gerçekleştirdiğimiz hedefleri kısaca özetlemek istiyorum:
- Akaryakıt; ithali aşamasında gümrük antrepolarında bulunan elektronik ölçüm cihazları ile, dağıtımı esnasında ise Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından oluşturulan elektronik sistemler aracılığıyla kontrol edilmektedir.
- Limanlar ve gemi hareketleri Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca oluşturulan Gemi Trafik Hizmetleri Sistemleri aracılığıyla izlenmektedir.
- Akaryakıtın standartlara uygunluğunu ölçecek akredite laboratuarları kurulmuştur.
- Mücadeleci kuruluşların ekipman ihtiyacı teknolojik gelişmelere ve ihtiyaçlara uygun olarak temin edilmektedir.
- Ulusal marker uygulaması başlatılmıştır.
- Gümrük ve Ticaret Bakanlığı olarak teknik ve idari kapasitenin güçlendirilmesi başlığında 18 olan gümrük muhafaza, kaçakçılık ve istihbarat müdürlüğü sayısı 30’a yükseltilmiştir.
AKARYAKIT KAÇAKÇILIĞI İLE MÜCADELE EYLEM PLANI
İlgili tüm kurumlarımızın katılımı ile hazırladığımız “Akaryakıt Kaçakçılığı İle Mücadele Eylem Planı” 25 Mart 2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Eylem Planımız; rekabetçi, şeffaf ve kayıtlı bir sektör oluşturmak temeline dayanmaktadır.
Planda yasal, idari, teknik ve insan kaynakları kapasitesi ile halkla ilişkilerin güçlendirilmesi olmak üzere dört ana bileşen ve bu alandaki etkinliğimizi artırmaya yönelik 22 eylem mevcuttur.
Söz konusu Eylem Planı kapsamında;
Kolluk kuvvetleri arasındaki işbirliğini artırmak amacıyla Operasyonel Kolluk Kuvvetleri Başkanları ile müşterek toplantılar yapıldı.
14-15 Aralık 2011 tarihlerinde adli kolluk birimlerinin katıldığı “Kolluk Kuvvetleri Akaryakıt Kaçakçılığı ile Mücadele Yöntemleri Çalıştayı” gerçekleştirildi.
11 Ocak 2012 tarihinde ilgili birimlerin Akaryakıt Kaçakçılığı ile Mücadele Komisyon Başkanlarının katıldığı “Eylem Planı Değerlendirme Toplantısı”nı yaptık.
Toplantı son derece verimli geçti. Akaryakıt kaçakçılığıyla mücadeleyi her yönüyle ele aldık ve bilhassa mücadelede eksik kalan yönlerin tamamlanması yönündeki fikirleri ve teklifleri görüştük.
Bu toplantıda Akaryakıt Kaçakçılığı ile Mücadele Eylem Planı’nı maddeler itibariyle değerlendirmeye tabi tuttuk.
Her kurumun temsilcileri mücadeleye yönelik çalışmalarını aktardılar.
Aldığımız kararlarda Eylem Planı’nın bazı konularda revizyonu da dâhil olmak üzere katılımcı kuruluşların tamamının mutabakatı sağlanmıştır.
Netice olarak şöyle bir tablo ortaya çıkmıştır:
1) Eylem Planında ortaya konulan çalışmaların yerinde olduğu ve bunların mutlak suretle yerine getirilmesi gerektiği,
2) Kolluk Kuvvetlerince ciddi çalışmalar yapıldığı ve bu çalışmaların aynı kararlılıkla sürdürülmesi gerektiği,
3) Bu çalıştayın kapsamına giren hususlar da dâhil olmak üzere konunun hukuki boyutlarının bulunduğu ve bazı hukuki düzenlemelere de ihtiyaç duyulduğu,
4) Zaten var olan bazı hukuki düzenlemelerin uygulanmasında karşılaşılan sıkıntıların ortadan kaldırılması,
5) 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu başta olmak üzere mevzuat değişiklerinin bir an önce gerçekleştirilmesi,
6) İdari bazı eksikliklerin bulunduğu, bunların da önlemler alınarak giderilmesinin gerektiği,
7) Akaryakıt Kaçakçılığının türleri itibariyle bazı konulara ilaveten hassasiyetle üzerinde durulmasının lüzumu müşahede edilmiştir.
Eylem Planı çok önemli bir adımdı. Bundan sonra ise birlikte ve koordinasyon içinde yapacağımız çalışmalar bizi sonuca götürecektir.
KAÇAKÇILIKLA MÜCADELEDE YAŞANAN HUKUKİ SORUNLAR
Akaryakıt kaçakçılığı ile mücadele kapsamında kolluk birimlerimiz operasyon öncesinde, operasyon esnasında ve sonrasında zaman zaman bazı hukuki problemler ve belirsizliklerle karşılaşmaktadırlar.
Bu kapsamda yaşanan sorunları şöyle özetlemek mümkündür:
- Tasfiye kararlarının alınamadığı durumlarda, İl Özel İdareleri nezdinde kaçak akaryakıt depolama sıkıntısı yaşanması.
- Yakalanan ve el konulan yeni ürünlerin teslim alınamamasından dolayı yedi emine teslim edilen ürünlerin çalınması ya da tekrar piyasaya sürülmesi.
- Zulalı araçlar veya nitelikli ağırlıkta kaçak akaryakıt yükü taşıyan araçlara 5607 sayılı yasanın 13. ve 16. maddelerinin uygulanıp uygulanamayacağı konusunda tereddüt yaşanması.
- Denetim esnasında satışın durdurulması uygulamasının yetki aşımı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği.
- Başka bir adli makamın sorumluluk alanına giren suç unsuru tespitlerinde, ilgili savcılık ya da mahkemeden arama ve el koyma talimatı alınamaması.
- Gizli tank ve düzeneklerle ilgili verilen arama kararlarında, kazı yapılması hususunun açıkça belirtilmediği hallerde sıkıntı yaşanması.
- Akaryakıt harici ürünlerin, işlenmiş ürün şeklindeki belgeler düzenlenerek nakledilirken yakalanması ya da üçüncü bir adreste tespit edilmesi durumunda farklı adli işlemlerin uygulanması.
- Sınır kapılarından muafiyet fazlası olarak ülkeye sokulan akaryakıtlarla ilgili tesis edilecek mevzuat hükmü ve el koyma esasları açısından farklı uygulamaların bulunması.
- Deniz taşıtlarının denetlenmesinin, işbirliği protokolünde belirtilen idari yetkiye dâhil olup olmadığı hususunda belirsizlik yaşanması.
Bu gibi sorunlara özellikle yargı camiamızın değerli mensuplarının da katkıları ile çözüm önerileri geleceğini umut ediyorum.
Ayrıca, Akaryakıt Kaçakçılığı ile Mücadele Eylem Planında da yer aldığı üzere, bu yıl içerisinde 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve ikincil mevzuatta da değişiklikler yapılacaktır.
Bu çalıştayın, akaryakıt kaçakçılığı ile mücadele eylem planının revizyonu aşamasında ve mevzuat değişiklik çalışmalarına da katkıları olacağına inanıyorum.
GÜMRÜK ANTREPOLARININ İNCELENMESİ HAKKINDA RAPOR
2012 yılının kaçakçılıkla ve akaryakıt kaçakçılığıyla mücadelede sonuç alıcı etkin uygulamaların yapılacağı bir yıl olması bu çalışmalarda alınacak kararlar kurumlar arasında bilgi akışı ve koordinasyona bağlıdır.
Bu sene, bu konuyla alakalı çok daha etkin, çok daha koordineli, bilgilerimizi kamunun çıkarları noktasında paylaşarak çok daha iyi sonuçlar almayı hedeflemeliyiz.
Ayrıca akaryakıt depolama, dağıtım şirketlerine ait gümrük antrepolarının incelenmesi için değişik kamu kurum ve kuruluşlarımız ve kolluk güçlerimizle oluşturulan bir ekibin yaptığı örnek bir çalışma burada aktarmak itiyorum.
Mersin Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü’nce akaryakıt depolama ve dağıtım şirketlerine ait gümrük antrepolarının incelenmesi sonucu heyetçe düzenlenen rapor hakkında sizlere kısaca bilgi vermek istiyorum:
- İncelemeler sonucunda tüm antrepolarda kontrol edilmesi çok zor olan tank bağlantılarıyla boru bağlantı ve eklentileri olduğu tespit edilmiştir.
- Bu bağlantılar üzerinde mühürlemeye uygun olmayan vanalar, basınç alma valfleri, numune alma yerleri bulunmaktadır.
- Gümrük idarelerinde kullanılan plastik mühürlerin kolayca tahrip edilebilmekte; mühür tatbik edilen vanalar çift taraflı çalıştığı için mühürler etkili olmamaktadır.
- Tesis içinde ve dışında devam eden aynı borunun kalınlıkları değişim göstermekte, standart boru kalınlıklarına uymamaktadır.
- Tank ve boru hatlarının yapımında zorunlu standartlar bulunmamaktadır.
- Antrepolara kurulan boru hatlarının standart ölçülere uymamaktadır.
- Kapasite hesapları ise standart boruya göre yapılmakta, dolayısıyla kapasite hesapları güvenilir değildir.
- Tesislerdeki yangın hatlarının bir standardı yoktur.
- Bu hatlar üzerinde ne amaçla kullanıldığı bilinmeyen suistimale açık gereksiz vana, eklenti ve bağlantı bulunmaktadır.
- Yangın boru hatları doğrudan deniz boru hatlarına bağlıdır.
- İncelenen tüm tesislerde birçok boru toprak altına yerleşik olduğundan takibi mümkün değildir.
- Tesislere ait antrepo sahalarının birçoğunda seyyar avadanlıklar, bağlantı boruları, bağlantı vanaları, dalgıç motor ve kolayca taşınabilir plastik borular, bağlantı yapmayı sağlayacak her türlü ekipman bulunmaktadır.
- Bazı antrepolarda kazıcı, taşıyıcı, delici ve küreyici özellikli ekskavatör, motorlu deniz teknesi ve bu tekneyi denize taşımaya yarayan aparatı bulunan otomobilin antrepo sahasında hazır vaziyette bekletilmektedir.
- Bu ekipmanlar ile gümrük idaresinden izin almadan çok kısa sürede tank ve borular üzerinde değişiklik yapılması ve sonra fark edilmeden tekrar eski haline getirilmesi mümkündür.
- Denetim yapan kurumlar arasında koordinasyon eksikliği vardır.
- Açık denizde İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı kurbağa adamlar tarafından yapılan incelemelerde üç antrepo tesisine ait ilgili kurumlardan izinsiz boru hatları bulunmaktadır.
Çözüm önerileri ise şöyledir:
1- Akaryakıt kaçaklığıyla etkin mücadele için kullanılacak en önemli araç sayaç sistemleridir. Gemi çıkışı ve tesis girişine sayaç konulması sayesinde gemiyle tesis arasındaki kilometrelerce uzunluktaki boru hatlarındaki olası suistimaller ortadan kalkacaktır. Sayaç sistemi sayesinde boru hatlarında ve tankların ölü stoklarında kalan yakıt miktarının bilinmesine gerek kalmayacaktır.
2- Tek bir akaryakıt limanı kurulmalıdır. Mevcut durumda her tesisin akaryakıt transferi ayrı limanlar ve ayrı boru hatları üzerinden gerçekleştirilmektedir. Her firmanın boru hatlarının sayısı, uzunluğu, çalışma prensibi birbirinden farklılık arz etmekte, hatta birçok tesiste yangın hattı, su hattı, atık su hattı gibi gümrük müdürlüğünün kontrolünde olmayan boru hatları bulunmaktadır. Bu husus gümrük denetimini neredeyse imkânsız kılmaktadır.
3- Genel olarak akaryakıt depolanan tesislerin karmaşık yapısından dolayı uzun bir süreçten sonra tesislerin yapısını öğrenmeye başlayan ve sonrasında akaryakıt antrepolarıyla ilgili hususlarda uzmanlaşan personelin yer değişikliğinde düzenlemeler yapılmalıdır. Bu antrepoların denetlenmesi teknik bilgi de gerektirdiğinden teknik personelin de istihdam edilmesi sağlanmalı ve uzmanlaşmış idari personel ile teknik personel rotasyonlarda yalnızca akaryakıt gümrük müdürlüklerinde yer değiştirmeye tabii tutulmalıdır.
4- Genel olarak aynı amaç ve işlevi olan bu tesislerin birkaç zorunlu standart proje ile inşa edilmesi, boru hatları ve tankları için zorunlu standart oluşturmalıdır.
5- Mutlaka elektronik mühürleme sistemine geçilmelidir. Elektronik imzanın kullanılacağı mühürleme sistemi sayesinde manuel düzenlenen belge ve defterler üzerinden yapılan işlemlerin merkezi olarak denetlenmesi ve geriye dönük kontrollerin yapılmasını sağlayacaktır.
6- Tank radar sistemlerine veri girişlerinin bilişim çağına uygun olarak yetkili idarelerce denetlenebilecek şekilde yenilenmesi gereklidir.
Bu çalışmanın raporu tamamlandığında mücadele edecek kuruluşlarla bir toplantı yaparak bu raporun sonuçlarını görüşecek ve yapılacaklar konusunda önlemleri tartışarak harekete geçeceğiz.
SONUÇ VE TEŞEKKÜR
İki gün sürecek bu Çalıştaya katılım sağlayan;
- Yargıtay 7. Ceza Dairesi Başkanımız,
- 7. Daire Üyeleri ve tetkik hâkimleri ile
- Cumhuriyet Başsavcılarımız,
- Savcılarımız ve hâkimlerimiz başta olmak üzere,
- İçişleri Bakanlığı,
- Maliye Bakanlığı,
- Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı,
- Gümrük ve Ticaret Bakanlığı,
- Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ve diğer kurumlarımızın temsilcilerine teşekkür ediyorum.
Akaryakıt kaçakçılığı ile mücadelede daha etkin ve verimli olmak adına karşılaşılan hukuki sorunların tespiti ile çözüm önerilerinin, adli kolluk ve yargı ilişkilerinde karşılaşılan aksaklıkların ve muhtemel mevzuat değişiklikleri konusundaki görüşmelerin başarılı geçeceğine olan inancımla, Çalıştayın ülkemiz adına hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Hepinize teşekkür ediyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.