Hayati YAZICI | Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, 7- 8 Mart 2010 tarihleri arasında Van'a bir ziyaret gerçekleştirdi. Yazıcı, kentte programlara katıldı, gezi ve incelemelerde bulundu. Yazıcı ilk olarak Türkiye-İran sınırında bulunan Saray ilçesindeki Kapıköy Sınır Kapısında incelemelerde bulundu. Sınır kapısında kendisini karşılayan vatandaşlara seslenen Bakan Yazıcı, ülkenin imkanlarını, ayrım yapmadan Türkiye coğrafyasında yaşayan tüm insanların hizmetine sunduklarını ifade ederek, bakanlığına bağlı iş yapan, iş üreten gümrük kapılarını, giriş-çıkış yapan araç ve insanların, işlerini kısa sürede ve güvenli bir biçimde yapabilmesi için modernize ettiklerini söyledi. Kapıkule Sınır Kapısındaki çalışmaların tamamlanarak, hizmete açıldığını anımsatan Yazıcı, ''Türkiye'nin batısında Kapıkule, doğusunda da Kapıköy'ü yapmak suretiyle modern hale getireceğiz'' dedi. Bakan Yazıcı, hükümet olarak tüm sınır komşularıyla iyi ilişkiler içerisinde olduklarını bildirerek, şöyle konuştu: ''Bütün komşularımızla sıfır sorun noktasından hareketle ilişkilerimizi insan onuruna, beşeri ilişkilerin en güzeline yaraşır şekilde geliştirmeye çalışıyoruz. Bu bağlamda ticari ilişkilerimizi de geliştirerek, komşu ülkelerimizle aramızdaki ticaret hacmini artırma çabası içindeyiz. Bu çerçevede komşularımızdan İran, Suriye ve Irak'ta ortak gümrük kapıları yapımı konusunda bir dizi müzakere devam ediyor. Kapıköy Sınır Kapısı başta olmak üzere ortak sınır kapıları yapacağız. Buralarda tek gümrük kapısı, iki idare görev yapacak. İç hukuk bakımından gerekli olan işlemleri her iki ülke hızlı bir şekilde sürdürüyor. Bunları kısa zamanda tamamlayacağız. Sanayi Bakanlığımız, Dış Ticaret Müsteşarlığımız ve İranlılarla birlikte sınırda müşterek serbest sanayi bölgesi oluşturma çalışmalarını sürdürüyoruz. Biz bu ülkenin imkanlarını huzur, refah ve mutluluğunuz için altyapı oluşturmak için kullanıyoruz.''
TÜRKİYE, MÜŞTEREK YURDUMUZ
Kendisini dinleyen vatandaşlara, ''Yaptığımız eserlere sahip çıkın'' diyen Bakan Yazıcı, şunları kaydetti:
''Biz hiçbir ayrım yapmadan Türkiye olarak nitelediğimiz müşterek yurdumuzda yaşayan, barınan her ferdin huzuru, güvenliği ve mutluluğu için gece gündüz koşturuyoruz. Bireylerin mutlu, huzurlu olduğu toplum birlik ve güvenlik bakımından da huzurlu olur. İnsanı yücelt ki devlet yücelsin felsefesiyle hareket ediyoruz. Türkiye güzel ve güçlü bir ülkedir. Çalışmalarımız da hız kesmeden devam edecek. Türkiye şu anda dünyada varlığı aranan önemli bir aktör durumundadır. Türkiye nereye dönüyorsa, nereye bakıyorsa, dünya da o tarafa bakıyor.''
ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER OLACAK
Yazıcı, AK Parti Gençlik Kolları Başkanlığınca basına kapalı yapılan eğitim toplantısının ardından Valiliği ziyaret etti Vali Münir Karaloğlu'yla makamında görüşen Bakan Yazıcı, gazetecilere yaptığı açıklamada, hizmetleri yerinde görmek üzere Saray ilçesindeki Kapıköy Sınır Kapısında incelemelerde bulunduğunu anımsatarak, son dönemlerde stratejik ve ekonomik iş birliği çerçevesinde İran ile çalışmalarının olduğunu söyledi.Bu çalışmalar kapsamında, sınır kapılarını ortak kullanmak amacıyla mutabakat düzenlediklerini belirten Yazıcı, Kapıköy Sınır Kapısı'nın açılmasıyla Van'daki ekonomik ve sosyal hayatta önemli değişimler olacağını ifade etti.
ANAYASAL DEĞİŞİKLİKLER
Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, 8 Mart Pazartesi günü Gümrük Müdürlüğünü ziyaret etti ve gümrük çalışmaları hakkında bilgi aldı. Yazıcı, buradaki incelemelerin ardından Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'nı (SYDV) ziyaret ederek, oluşturulan Gıda Bankası hakkında bilgi aldı. Bakan Yazıcı incelemelerin ardından AK Parti Van İl Başkanlığına geçerek, partililerle biraraya geldi. Burada konuşan Bakan Yazıcı, öncelikle Elazığ'da meydana gelen depremde hayatını kaybeden vatandaşların ailelerine başsağlığı dileğinde bulundu. ''Türkiye'de siyasiler kafasında proje olmayınca hakaret ederdi'' diyen Bakan Yazıcı, konuşmasını şöyle sürdürdü: 'Bu milletin hayrına olacak, derdine derman olacak bir projeleri var mı? Bizler, analar ağlamasın, gençler ölmesin diye, ne yapmamız gerekiyorsa yapalım, kimin kafasında bu sorunun çözümü bağlamında, en küçük bir çırpıntı varsa onu paylaşalım diyoruz. Buna da olmaz diyorlar. Peki o zaman siz söyleyin. Azıcık vicdanı olan bir insanın, bu kanın akmasını, devam etmesini istemesi mümkün mü? Hayır. Ama maalesef Türkiye'de kötü bir siyasi gelenektir. Bazı siyasetçiler, bazı siyaset kurumları, kaostik ortamlardan beslenirler. Onlar kargaşayı kendi iktidarları için fırsat beklentisine dönüştürmek isterler. Ama bizim kaygımız, bizim siyaset anlayışımız bu değil.''
Yasama, yürütme ve yargı arasında, anayasa gereği uyumlu bir koordinenin olması gerektiğini ifade eden Yazıcı, şöyle devam etti:
''Bunların çatışması ile hizmet yürütemezsiniz. Ama bakın görün. Türkiye'de hukuk nasıl uygulanıyor? Bu ülkede 60 ihtilali olmuş, 12 Eylül olmuş, 28 Şubat olmuş. Şimdi görüyorsunuz, başka nelere teşebbüs edildiğini. İşte biz Türkiye'yi, ekonomisiyle, demokrasi hak ve özgürlükleriyle birlikte yürütme çabası içindeyiz. Yasama, yürütme ve yargı erklerinin uyumlu çalışmasını sağlayacak anayasal değişiklik paketini meclise getireceğiz. Eğer sonuç referanduma kalırsa o zaman milletimize gelir. Siz o zaman gerekeni yapmaya hazır mısınız? En büyük güç sizsiniz. Hiç kimse meclis iradesini yok sayamaz. Onu başkalaştıramaz, onu değiştiremez. Bu konuda da kararlıyız.''
07.03.2010






